|
Emniyet Kemeri Yaralanmaları
Motorlu araç kazaları 40 yaş altındakiler
için en önemli ölüm sebeplerinden biridir.
Motorlu taşıt kullananların ve yolcuların
zorunlu olarak güvenlik kemeri bağlamaları
gibi önlemlerin başlıca amacı kişiyi korumakla
birlikte, ikincil amacı hastanelerin yükünü
azaltmak ve bir aile reisinin kaza ile ölmesinin
ya da sakat kalmasının toplum için yarattığı
ekonomik yükü daha da ağırlaştırmaktan sakınmaktır.
Emniyet kemeri uygulamasının başlanmasıyla
dünyada trafik kazalarında ölüm ve ciddi
yaralanma oranlarının önemli ölçüde azaldığı
görülmektedir. Emniyet kemeri kullanımının
trafik kazalarında ölüm oranını % 40-50,
ciddi yaralanmaları % 35-60, hastane başvurularını
% 64 oranında azalttığı belirtilmektedir.
Arka koltukta oturanlarda ise ölüm oranını
% 18 azaltmaktadır.
Ölümcül olmayan kazaların kurbanlarından,
kemerli olanlar kemersiz olanlardan daha
hafif yaralanmakta ve tedavi masrafları
daha az olmaktadır.
Genelde araçlarda omuz-kucak tipi 3 noktadan
bağlı emniyet kemerleri kullanılmaktadır.
Bunlar yavaş harekete izin veren, ani çekilmede
tutukluk yapan ve vücudun etrafını otomatik
olarak sıkıştıran cinstendirler.
Emniyet kemeri kullanımından önce yolcuların
başı arabanın ön paneline , yüzü ya da göğsü
direksiyona , vücudu kapılara ya da tavana
çarpmakta , kişi arabadan fırlamakta , göğüs
kemiği ve çok sayıda kaburga kırıkları olmaktaydı.
En sık görülen karın içi yaralanma Karaciğer,
dalak gibi sert organların yaralanmasıydı.
Emniyet kemeri kullanımı ölümü, yüz yaralanmalarını
ve göz hasarlarını belirgin şekilde azaltmaktadır.
Emniyet kemeri sistemleri önden çarpmalarda
, yandan çarpmalara göre daha yüksek koruma
sağlamaktadır.
Trafik kazalarında ölümlerin %25'i araçtan
fırlama ile olmakta emniyet kemeri öncelikle
bunu önlemektedir.
Yapılan bir çalışmada saatte 95 km. den
az hızla giderken olan çarpışmalarda kemer
kullananlarda ölüm olayına rastlanmadığı
, ancak kemersizlerde 20 km. de bile ölümcül
yaralanmalar olduğu belirtilmiştir.
Emniyet kemeri takmayan bir sürücü saatte
50 km. hızla sabit bir yere çarptığında
göğsünün direksiyona çarpma olasılığı yüksektir.
Kemersiz sürücü direksiyona yada kokpite
çarpabilir, arabadan fırlayabilir.
Yan Etkileri
Emniyet kemeri kullanımı ölüm ve ağır yaralanma
oranlarını azaltmış, trafik kazası yaralanmalarının
çehresini değiştirmiş ama yaralanma riskini
tamamen yok edememiştir. 1960'larda kullanılmaya
başlanması ile beraber yeni tip yaralanmalar
ortaya çıkmıştır.
Kemerin omuz ve kucak bölümleri vardır.
Kucak bölümündeki parçanın mide , ince barsak
, karaciğer , dalak ve bel omurları ya da
omurilik yaralanmasına neden olması durumuna
"emniyet kemeri sendromu" denilmektedir.
Kemer yaralanmaları basitten ölümcüle kadar
farklılık gösterebilir. En sık karşılaşılan
yaralar karın ve göğüs duvarında görülen
sıyrıklardır ama tehlikeli yaralanmalar
iç organlarda görülür. Emniyet kemerleri
nadirende olsa ciddi yaralanma yapabilir.
Emniyet kemeri kullanmayanlarda en çok görülen
karın yaralanması karaciğer ve dalak gibi
katı organ yırtılmalarıdır. Kemer kullanımıyla
bunlar azalırken, kalın barsak ve ince barsak
gibi içi boş organların yaralanmaları artmıştır.
Bunun sebebinin karın duvarı ve iç organların
kemer ile omurga arasında sıkışması ve iç
basınçlarının ani olarak artması olduğu
düşünülmektedir.
Acil servis personeli düşük hızlı çarpışmalarda
bile bu tip hızlı ölümcül karın yaralanmalarına
karşı uyanık olmalıdır.
Yine omuz-kucak tipi denilen 3 noktadan
bağlı emniyet kemerleri çarpma anında etkiyi
direk olarak vücuda aktarmakta , köprücük
ve göğüs kemiği ,boyun ve göğüs omurlarında
kırık , kalp ,boyun ve karın damarlarında
yaralanmaya ve omuz çıkıklarına yol açmaktadır.
Bazı kadınlarda kemer kullanımında, normal
kullanımda bile meme basısı ve meme yaralanmaları
olmaktadır.
Uygunsuz pozisyonda takılmış emniyet kemeri
yemek borusunda da yaralanmaya yol açabimektedir
.
Çocuklarda Eminiyet Kemeri
Emniyet kemerleri büyükler için dizayn edilmiştir.
Bu yüzden kemer kullanımının artmasıyla
çocuklarda kemerin yanlış kullanılması ile
ilgili yaralanmalar artmıştır. Kucak omuz
kemerlerinin dizaynının çocuklara uygun
olmayışı ve çocukların omuz kemerinin üstüne
yaslanması veya koltuk altından geçirmeleri
nedeniyle boyun ve yüz yaralanmaları görülebilir.
Kişi bağ için çok küçükse vücut kemerin
altına kayabilir, kemer boynun etrafına
dolanabilir ve kişi boğulabilir. .
Karayolları Trafik Yönetmeliği'ne göre araçlarda
emniyet kemeri takma mecburiyeti getirilmiştir.
Aynı yönetmeliğe göre taşıtlarda sürücü
yanındaki ön koltukta 10 yaşından küçük
çocukların oturması yasaktır.
Çocuklar, büyüklere oranla anatomik farklılıkları
nedeniyle daha fazla etkilenirler. Çocuklarda
daha az gelişmiş bulunan omurganın arka
bağları büyüklerden daha kolay yırtılır,
kemerin destek aldığı kalça (leğen kemiği)
çıkıntıları çocuklarda daha az gelişmiştir.
Kemer takmış hamile kadınlarda düşük görülebilir,
rahim ve bebek yaralanmaları olabilir ,
ancak kullanılmadığı taktirde sonuçlar muhtemelen
daha kötü olacaktır.
Karşı Çıkanlar
Kemerin takılmasının zorunluluğunu savunan
çoğunluğun yanında , buna karşı çıkanlarda
vardır. Bu kişiler, kişisel özgürlüğün bu
zorlama ile zedelendiğini , kemerin ancak
onu takanı koruduğunu, oysa yol kazalarının
önlenmesinde hiçbir rol oynamadığını ileri
sürmektedirler. Buna ayrıca şu örneği eklemektedirler.
Araba derin suya battığında emniyet kemeri
taşıtı kullananın ya da ön koltukta oturanın
kaçmak için yapacağı hareketleri engelleyebilir.
Arabanın birden yanıp alev aldığı zaman
yanan arabadan kaçmanın engelleneceğini
de söylemektedirler.
Antitez
Emniyet kemeri yaralanmalarına yol açan
bir çarpışmada, emniyet kemeri giyilmediği
taktirde daha ciddi yaralanma veya ölüm
olabilir. Kaza sonrası yangın oldukça nadirdir.
Yapılan bir çalışmada 1297 araba ölümünden
sadece 24 ünün yanıktan olduğu ve bununda
sadece üçünün yolcu arabası olduğu gösterilmiştir.
Araçta herhangi bir nedenle yangın çıkarsa,
emniyet kemeri bağlı olduğunda araçtan çıkılamayacağı
sanılır. Araştırmalar, çarpışmaya bağlı
darbe sonucunda, araç içindekilerin çoğu
kez bilincini kaybettiğini, bu nedenle dışarı
çıkamadıklarını ve duman, alev, havasızlık
nedeniyle öldüklerini göstermiştir. Çok
kez kurtarma ekiplerinin de olay yerine
geç gelmesi nedeniyle araç içindekiler yanmaktadırlar.
Kemer kullanıldığında, çarpmadan sonra bilinç
kaybı olmayacağından kemer çözülerek araç
terkedilebilir.
Araç suya gömüldüğünde emniyet kemerli kişinin
kurtulamayacağı düşünülebilir. Halbuki kemer
kullanmayan kişiler göl, deniz veya nehire
giren araç içinde yuvarlanarak bilinçlerini
kaybedeceklerinden sudan çıkamayarak boğulurlar.
Emniyet kemeri kullanıldığında bilinç kaybı
oranı az olacağından kemer çözülerek kurtulanılabilir.
Yanlış Kullanım
Gevşek kemer sadece daha az etkili değil
tehlikelide olabilir.
Temas alanını azaltan yanlış olarak ayarlanmış
veya yerleştirilmiş kemerler (bükülmüş kemer
gibi) yaralanma tehlikesini arttırır. Gevşek
kemerler ani gerilme oluşmadan vücudun kemere
ve öne doğru göreli olarak hareket etmesine
izin verir.
Ülkemizde Durum
Ülkemizde emniyet kemeri kullanma zorunluluğu
şehir dışında 1985, şehir içinde 1992 de
uygulanmaya başlandı. Denetimlerin ve tanıtımların
etkisiz olması nedeniyle ülkemizde kullanılma
oranı batıya göre düşüktür.
Yurt Dışı Çalışmalar
Yurt dışında yapılan çalışmalarda genç sürücülerin
daha az kemer kullandıkları belirlenmiştir.
Yine alkollü sürücüler , düşük eğitim seviyeliler,
düşük gelirliler ve diğer konularda da sağlıklarına
dikkat etmeyenler arasında kemer kullanım
oranlarının düşük olduğu saptanmıştır.
Araştırmaların sonuçları yaralanmalı kazaya
karışmış olan sürücülerin daha az kemer
kullandıkları, bunların daha çok eski araba
kullanan ve daha fazla trafik mahkumiyetleri
olan ve daha fazla riske giren kişiler olduğunu
göstermiştir. Kemersizler kemerlilere göre
%20 daha fazla kaza kaydına sahiptiler ve
kemersiz sürücülerin çoğu en az bir yaralanmalı
kazaya karışmıştır.
Hava Yastıkları ve Emniyet Kemerleri
Pasİf güvenlik sistemlerinden biri olan
hava yastıkları saatte 158-340 km hızla
şişmektedirler. Yüzdeki temasta hız yaklaşık
74-296 km/saattir. Bu durumda emniyet kemeri
takmamış sürücünün yüzü ve göğüs kemiği
direk hava yastığına çarpmaktadır. Çarpışma
anında şişen hava yastığına doğru hızla
ileri fırlayan sürücünün göğsü havayastığının
baskısına maruz kalmaktadır. Bu basıncın
etkisiyle kalpte harabiyet meydana gelebileceği
gibi , kaburga, göğüs kemiği ve omurganın
üst kısımlarında kırıklar oluşabilmektedir.
Otobüsler ve Emniyet Kemerleri
Otobüsle yapılan yolcu taşımalarında bir
kaza meydana geldiğinde, yaralanma ve ölümler
uyuyan yolcularda daha yüksek oranlarda
görülmektedir. Bu nedenle otobüslere yolcuların
istedikleri zaman takabilmeleri için emniyet
kemerleri yerleştirilmelidir.
Sonuç
Emniyet kemerleri ciddi karın yaralanmalarına
yol açsalarda trafik kazalarında baş yaralanması
ve ölüm oranlarını o kadar azaltmaktadırlar
ki , kullanılmamaları tartışma konusu edilmemektedir.
Emniyet kemerleri yaralanmayı azaltmaktadır
ancak uygun biçimde takılmalıdırlar. Özellikle
çocuklarda emniyet kemeriyle meydana gelen
yaralanmaları azaltmak için kemer dizaynları
yeniden gözden geçirilmeli ve kazada köprücük
kemiği ve göğüs duvarına iletilen kuvveti
daha iyi dağıtacak ve emebilecek şekilde
düzenlenmelidir. Bebekler için kullanılan
araba kotuklarına oturmak için büyük , ama
erişkinlerin büyüklüğüne de erişmemiş çocukları
korumak için yeni yöntemler geliştirilmelidir.
Ayrıca sürücüler için emniyet kemeri ve
hava yastığı kombinasyonu gibi daha koruyucu
sistemler tüm araçlarda kullanılmalıdır.
Dikkat Edilmesi Gerekenler
Kemer araca girince oturuken hemen tutulup
oturunca da takılmalıdır. Ondan sonra kontak
anahtarı yerleştirilerek çalıştırılmalıdır.Emniyet
kemeri gövde ve karna iyice uyum sağlamalıdır.
Bunun için de emniyet kemeri, kemer ile
gövde arasına bir yumruk girecek şekilde
bağlanmalıdır. Kemer çok sıkı olursa, kişide
göğüs ve karın baskısı, sıkıntı ve stress
yapar. Çok gevşek olursa da amacına hizmet
etmez. Gevşek kemer üzerine vücudun hızla
bükülmesi sonucu organlar yaralanır. Çarpma
ve vurmaları önleyemez. Sıktığı gerekçesiyle
emniyet kemeri omuz yerine kotuk altından
geçirilirse işlevini yerine getiremez.
Araçtan inileceği zaman emniyet kemeri gevşetilerek
tokası yandaki askıya asılmalıdır. Kemer
yerine asılmaz ve bol olarak bırakılırsa
araçtan çıkış sırasında kişilerin ayaklarına
dolanır. Bu da düşmeye ve bacak kırıklarına
yol açabilir.
Kısa mesafeli yolculuklarda ve yavaş giden
araçlarda da kemer kullanılmalıdır. Siz
ne kadar yavaş kullansanızda karşıdan süratle
gelen aracın çarpması ile ölüm ve yaralanma
olabilir.
Dayanıklılıklarının azalmış olması nedeniyle
kazaya maruz kalmış yada eskimiş emniyet
kemerleri kullanılmamalıdır. Kemerler darbe
yemiş, tamir görmemiş ya da otomobilin kapısına
sıkıştırılarak dokusunda gözle görülmeyen
hasarlar meydana getirilmiş olabilir.
Esnek kemerlerde yolcu daha rahat etmekte
ve mekanizmaya yük daha yumuşak bir şekilde
binmektedir. Sert ve esneklikleri düşük
olan kemerler, yükün mekanizmaya şiddetli
bir biçimde etki etmesine ve sistemin dağılmasına
yol açabilir.
Emniyet kemeri nin yeri ve ayarlanması yaralanmayı
önlemede önemlidir. Kemerin kucak bölümü
karnın altında kalça çıkıntılarının üzerinde
olmalıdır, çünkü kalça karnın yumuşak bölümlerini
etkileyebilecek yüklenmeye karşı koyabilir.
Omuz bölümü köprücük kemiği ve göğüs duvarının,
güç yükünün bir kısmının emebileceği şekilde
yerleştirilmelidir.
Hazırlayan: Prof. Dr.
İ. Hamit Hancı
Türkiye Trafik Güvenliği Vakfı Kurucu Başkanı
|