|
Bebekler doğumdan hemen sonra, ilk yarım
saat içinde emzirilmeye başlanmalıdır. İlk
birkaç beslenmede bebeklerin ağız sütünü
almaları çok önemlidir. Bebek doğduğunda
ağız sütü memelerde hazırdır. Olgunlaşmış
süt salgılanana kadar, ağız sütü bebeğin
tüm besin gereksinimlerini karşılar. Bebeğe
ilk besin olarak ve emzirdikleri sürece
su veya şekerli su verilmemeli, anne sütünün
bol ve devamlı olması için hiç bir kısıtlama
yapılmaksızın bebekler her istediğinde emzirilmelidir.
Sağlıklı Bir Emzirme Uygulaması Nasıl Olmalıdır
?
Günde bir defa emzirme öncesinde meme başının
su ile silinmesi yeterlidir. Sabunla veya
karbonatlı su ile temizleme meme başının
kolayca tahriş olmasına ve çatlamasına neden
olur.
Annenin sırtını dayayacağı arkalığı olan
alçak bir koltuk veya sandelyeye oturarak
emzirmesi rahat bir pozisyondur. Yatarak
emziriyorsa çocuğun başını yastıkla desteklemek
yararlı olur.
Emzirirken bebeğin yüzü ve gövdesi anne
memesine dönük olmalı, bebek, omuzları annenin
kolu üzerinde desteklenecek şekilde tutulmalı,
çene anne memesine temas etmeli, alt dudağı
dışa dönmüş, burun açık olmalıdır. Meme
ucu, etrafındaki kahverengi halka ile birlikte
çocuğun ağzında olmalı ve damağına dokunmalıdır.
Bu hem emmenin başarılı olmasını sağlar
hemde meme başında zedelenmeyi önler. Emzirdikten
sonra bebek annenin omuzuna yatırılıp sırtına
hafif hafif vurularak gazı çıkarılmalıdır.
Anne Sütü İle beslenmede Hangi Güçlüklerle
Karşılaşılabilir ?
Düz ve İçe Çökük Meme Ucu
Bebek meme ucunu emmez, meme ucu ve çevresindeki
halkayı ağzına alıp bir " meme başı
" oluşturur. Meme ucu bebeğin ağzındaki
" meme başı"nın yalnız üçte birisini
meydana getirir. Gebelik döneminde ve doğumdan
sonraki ilk hafta memenin uzayabilme kabiliyeti
artar. Yani gebeliğin ilk zamanlarında memeler
düz görünse de bu bebeğin emmesinde zorluk
çıkarmayabilir. Bebek emdikçe memeyi ve
ucunu dışarıya çekecektir. Bazen memenin
elle şekillendirilmesi bebeğin işini kolaylaştırır.
Elle şekillendirme için avuç memeyi aşağıdan
desteklerken başparmak da yukardan yavaşça
bastırılır. Eli meme ucundan uzak tutmaya
özen gösterilmelidir.
Meme Başı Çatlakları
Emzirirken meme ucunun etrafındaki kahverengi
halkanında bebeğin ağzına girmesi sağlanmalı,
kısa süreli ve sık aralıklarla emzirilmeli,
bebek çok acıkmadan emzirilmeli, kullanılan
sütyenin pamuklu bir kumaştan olmasına özen
gösterilmelidir.
Dolu ve Tıkanmış Memeler
Tek tedavi daha sık emzirmeyle sütün boşaltılmasıdır.
Emzirme sonrası ağırlık, sertlik ve kitle
oluşması azalır, memeler yumuşayıp rahatlar.
Tıkanmak, memelerin kısmen süt, kısmen de
fazla kan ve doku sıvısıyla olduğundan fazla
dolup süt akışının engellenmesi demektir.
Memelere acı verir ve süt iyi akmaz. Deri
gergin olduğundan meme ucu düzleşmiştir.
Meme ucunun gergin ve düz olduğu durumlarda
emzirme ve sütün boşaltılması zorlaşır.
Bazı tıkanmış memelerin derisi kırmızı görünür
ve annenin ateşi çıkar. Bu meme iltihabı
gibi görünse de ateş 24 saat sonra düşer.
Meme İltihabı
Anne çok acı çeker, ateşi vardır ve kendini
hasta hisseder. Memenin bir kısmı kabarıp
sertleşmiş, üstündeki deri kızarmıştır.
Meme iltihabı bazen tıkanmayla karıştırılır.
Tıkanma tüm memeyi, bazen iki memeyi de
etkilerken, iltihap genelde sadece bir memenin
bir kısmını etkiler. Bununla birlikte tıkanma
engellenmezse iltihaba yol açabilir.
Genellikle süt akımı sağlandıktan bir gün
sonra tıkanıklık yada iltihap düzelmeye
başlar.
Mantar
Meme ucu ve çevresinde kırmızı, parlak bir
alan vardır. Deride yara ve kaşıntıya neden
olan bu hastalık mantar yada pamukçuk tur.
Genellikle iltihap ya da başka rahatsızlık
tedavisinde antibiyotik kullandıktan sonra
görülür.
Emzirmeden sonra da devam eden yanma ve
iğne batması hissi vardır. Bazen ağrı memenin
derinliklerine kadar iner. Memenin derinliklerine
şiş sokuluyormuş gibi hissedilir. Deri kızarır,
parlar ve pul pul olur. Meme ucu ve çevresinin
rengi açılabilir, bazen meme normal görülebilir.
Meme ucunda yaralar devam ediyorsa bebekte
pamukçuk kontrolü yapılır. Yanaklarının
içinde ya da dilinde beyaz lekeler ya da
poposunda döküntü olabilir.
Annenin hastalığında Bebek Anne Sütü
İle Beslenmelimidir ?
Anne sütü vermeyi engelleyen hastalıklar
nadirdir. Nezle, grip gibi hastalıklarda
anne kendi ağız ve burnunu tülbentle kapatarak
bebeğe hastalık bulaşmasını önleyebilir
ve bebeği emzirebilir. Anneden süt ile bebeğe
geçecek maddeler bu hastalıklara direnci
de arttıracaktır.
Ancak ağır kalp yetersizliği veya böbrek
yetersizliği gibi hastalıklar ve ağır depresyon
durumları anne sütü vermeyi engelleyen hastalıklardır.
Emziren annelerin ilaç kullanımı mutlaka
hekim kararı ile olmalıdır.
İlk 6 Ayda Anne Sütünün Yetmediği Nasıl
Anlaşılır ?
Karışık beslenme için başlıca gerekçe, anne
sütü ile beslenen bebeğin kilo artışında
hehangi bir sağlık sorununa bağlı olmayan
duraklama ve bu durumun alınan tüm önlemlere
karşın düzelmemesidir. En önemli nokta karışık
beslenmenin biberonla değil kaşıkla yapılmasıdır.
Bu hem temizlik hemde anne sütünün devamı
için çok önemlidir.
Anne Sütünün Yetmediği Durumda Bebek Nasıl
Beslenmelidir ?
Anne sütüne ek olarak bebeklere hazır mama
veya hazır mama ile beslenme olanağı yok
ise uygun hazırlanmış inek sütü veya yoğurt
verilir. İnek sütü veya yoğurt ilk dört
haftada 1 ölçek süt, 1 ölçek su şeklinde,
1-4 ay arası 2 ölçek süt, 1 ölçek su şeklinde
sulandırarak verilir. 100 gr süte 5 gr(
1 tatlı kaşığı ) şeker ve 1 çay kaşığı bitkisel
sıvı yağ eklenerek kalorisi arttırılır.
Şeker yerine pekmez kullanmak daha yararlıdır.
Karışık beslenmeye geçilen bebeklerde 4
haftalıktan sonra meyva sularına başlanır.
Ek Besinlere Geçişte Temel İlkeler Neler
Olmalıdır ?
Yaşamın ilk 6 ayında bebeğin tüm besin gereksinimlerini
karşılayan anne sütü bu aydan sonra tek
başına besin gereksinimlerini karşılamada
yetersiz kalır.
- Uygun besinlerle ve miktarlarla ek besinlere
de geçmek gerekir.
- Anne sütü aldığı sürece ek besinler kaşıkla
verilmelidir.
- Kullanılan bardak, kaşık, tabak vb. çok
temiz olmalıdır.
- Taze sebzeler ve meyveler iyice yıkandıktan
sonra verilmeli pişirildikten sonra günlük
olarak verilmelidir.
- Ek besinlere az miktarda ve teker teker
başlanmalı, miktar hergün biraz daha arttırılmalıdır.
- Bebek bir ek besine alıştıktan diğerine
geçilmelidir.
Anne sütünden ek besinlere geçiş çok önemli
bir adımdır. Eğer doğru ve yeterli şekilde
uygulanırsa çocukların gelişimi hızlı bir
şekilde devam eder. Bu dönem çocukların
özellikle ishal gibi enfeksiyonlara yakalanma
riskinin de fazla olduğu bir dönemdir. O
nedenle verilen besinlere dikkat edilmeli,
hijyen kurallarına özenle uyulmalıdır.
6 Aydan Sonra Ek Besin Olarak Neler Verilmelidir
?
6-12 aylık çocukların beslenmesinde; elma
ve şeftali suyu ve püresi, pirinç unu ile
hazırlanmış muhallebi, sebze çorbası ve
yoğurtlu ilk başlanacak ek besinlerdir.
Bunları izleyerek diyete yumurta, mercimek,
etler eklenir. Sebze yemekleri taze olarak
pişirilir, içine pirinç ve yağ eklenerek
tat ve kalori yönünden zenginleştirilir.
Çocuğa verilecek yemeklere bir yaşına gelinceye
kadar tuz ve baharat konulmaz.
Süt muhallebisi, içine ekmek ya da pekmez
katılmış yoğurt, koyu mercimek çorbası,
baharatsız tarhana çorbası, 4-6 aylıktan
sonra bebeklere ek besin olarak önerilmektedir.
Ek besinler yüksek enerji içeren, sindirimi
kolay, az posa bırakan, püre kıvamında,
kolay hazırlanabilen ve baharatsız yiyecekler
olmalıdır.
1 yaşına doğru çocuk aile bireyleri ile
sofraya oturmaya başlar, çocuklar mümkün
olduğu kadar erken dönemde kendi kendine
çatal kaşık kullanarak yemek yeme becerisi
ve alışkanlığı kazandırılmalıdır.
Hastalık ve hastalıktan iyileşme dönemlerinde
çocukların besin gereksinimleri artar. Bu
nedenle hastalıklar sırasında çocuklar azar
azar ve sık sık beslenmelidir.
|