Erkeklerde
Saç Dökülmesi
Erkek tipi saç dökülmesi saçta
androjenlerin etkilerine karşı kalıtsal bir
duyarlılık nedeniyle oluşur. İnsanlardaki,
özellikle erkeklerdeki saç dökülmelerinin
%95 gibi büyük bir bölümünü oluşturur. Beyaz
ırkta diğer ırklara göre daha fazla görülmektedir.
Tüm erkeklerin üçte ikisinde klinik olarak
gözlenen bir erkek tipi saç dökülmesi olduğu
varsayılmaktadır. Erkek tipi saç dökülmesi
klinik olarak ilerleyen yaşla birlikte giderek
artan bir seyir gösterir. 20 yaştan sonra
başlayan alın-saç çizgisinin giderek önden
arkaya doğru ilerlediği ve açılma alanlarında
dağınık, seyrek saçlar bulunduğu görülür.
|
|
Saç foliküllerinin ilerleyen
biçimde minyatürleşmesi sonucunda kafa derisinde
gözle görülür saç dökülmesi ortaya çıkar.
Saçlı deride testosteronun dihidrotestosterona dönüşümündeki
hızlanma ve dihidrotestosteron miktarının artışı
normal saç kıllarının, büyümeyen cılız vellüs tipi
kıllara dönüşümünü sağlar.
Testosteronun dihidrotestosterona dönüşümünü sağlayan
enzim redüktaz enzimi olup, muhtemelen erkek tipi
saç dökülmesinden birincil olarak sorumludur. Günümüzde
erkeklerin en önemli kozmetik problemi olan erkek
tipi saç dökülmesi nin önlenmesi veya giderilmesi
ile ilgili araştırmalar insanlık tarihi kadar eskidir.
Piyasada yüzlerce bitki ve yosun ekstrelerinden
hazırlanan çeşitli losyon, şampuan ve haricen kullanılan
karışımların yaygın olarak kullanıldığı erkek tipi
saç dökülmelerinde etkinliği bilimsel olarak gösterilebilmiş
sadece iki preparat mevcuttur. Bunlardan ilki antihipertansif
bir ilaç olan minoxidilin %2 ve %5'lik solüsyon
şeklindeki formları erkek tipi saç dökülmelerinde
kullanılabilir. Etki mekanizması kesin olarak bilinmemekle
birlikte saçlı derideki kan akımını arttırarak saç
gelişimini sağladığı ileri sürülmektedir. Erkek
ve kadın hastalarda da kullanılabilen minoxidil,
topikal formlarda oldukça güvenli bir ilaçtır. Nadiren
görülen kan basıncı düşmesi, saçlı deride irritasyon,
kızarıklık, yanma, kaşıntı ve kuruluk istenmeyen
yan etkileri arasındadır.
Son yıllarda geliştirilen ve erkek tipi saç dökülmelerinde
oldukça etkili olduğu bildirilen bir diğer ajan
ise finasterid etken maddeli ağız yoluyla alınan
bir ilaçtır.Tip II -redüktaz enzimini inhibe ederek,
testosteronun dihidrotestosterona dönüşmesini engelleyerek
serum ve saçlı derideki dihidrotestosteron düzeyini
azaltır. Günlük 1 mg. dozda finasterid'in 2 yıldan
uzun süren klinik çalışmalarda saç dökülmesini durdurduğu
veya yavaşlattığı ve saç büyümesini arttırdığı gözlenmiştir.
Tedaviye başlandıktan itibaren 3. ayda iyileşmenin
gözlendiği ilaç tedavisi sırasında yapılan çalışmalarda
ciddi bir yan etki oluşmadığı bildirilmektedir.
Tedavi sırasında %1-2 oranında ortaya çıkabilecek
cinsel isteksizlik, erektil disfonksiyon ve ejekülat
volumünün azalması dışında yan etki gözlenmemekte
ve istenmeyen tüm etkilerin geri dönüşümlü olduğu
vurgulanmaktadır. Finasterid gebe ve gebe olma olasılığı
olan kadınlarda kontrendikedir. Ayrıca yapılan çalışmalar
finasteridin erkek tipi saç dökülmesi olan postmenapozal
kadınlarda etkisiz olduğunu göstermiştir.
Saçlar hakkında
kısaca bilgi verir misiniz?
Her bir saçın yaşam döngüsü vardır. Bunlar yaklaşık
olarak üç yıl ya da daha fazla süren aktif dönem,
hemen bunu izleyen ve birkaç gün süren geçiş dönemi
ve ardından da üç ay kadar devam eden dinlenme
dönemidir. Saçlar günde yaklaşık olarak 1/3 mm
uzar. Fizyolojik olarak bir gün içinde ortalama
100 kadar saç dökülmesi söz konusudur.
Saç dökülmesini tanımlar mısınız?
Saç dökülmesine tıp dilinde alopesi adı verilir.
Saçların insan yaşamı için yaşamsal önemi yoktur
ancak çok önemli psikolojik işlevleri bulunur.
Özellikle kadınlarda büyük stres yaratabilir.
Saç dökülmesine yol açan etmenler nelerdir?
Saç dökülmeleri nedbesiz (skarsız) veya nedbeli
(skarlı) olabilir.
Skarsız olan alopesilerin en sık görülen nedeni
androgenetik alopesi lerdir. Saçlarda incelmeyle
başlayan hastalık erkeklerde daha şiddetli seyreder.
Zemininde ırsi bir yatkınlığın olduğu düşünülmektedir.
Tedavisinde bazı hormonal ilaçlar kullanılır.
Halk arasında yanlış olarak saçkıran adıyla bilinen
önemli bir skarsız alopesi nedeni de alopesi areata
dır. Bu hastalığın en sık görülen şeklinde saçlı
deride odaklar halinde saç dökülmeleri vardır.
Vücudun savunma sistemlerindeki yetersizlik sonucunda
bazı enfeksiyon odaklarının tetiklemesiyle ortaya
çıktığı düşünülmektedir. Kendiliğinden de düzelebilen
hastalığın şiddetli şekillerinde kortizonlu ilaçlar
ve ışık (PUVA) tedavisi kullanılabilir. Bu hastalıklar
haricinde Telogen effuvium denilen aktif dönemdeki
saçların bir anda ve çok sayıda dinlenme dönemine
geçmesi ile gelişen bir tablo vardır. Burada yaygın
bir saç dökülmesi olur. Saçlar 3-4 ay içinde incelir
ve seyrekleşir. Yenidoğan döneminde ve doğum sonrasında
fizyolojik olarak görülebilir. Bundan başka siddetli
enfeksiyon hastalıkları, ağır seyirli müzmin hastalıklar,
büyük cerrahi girişimler, tiroid bezinin az çalışması,
sara hastalığı için kullanılan ilaçlar, hormonlar
ve ağır metaller böylesi bir tabloya neden olabilir.
Tedavisinde bu tabloya yol açan etmenlerin ortadan
kaldırılması esastır. Bunlardan başka demir, protein,
çinko eksiklikleri, radyasyon tedavisi, frengi
hastalığı ve mantar hastalıkları skarsız saç dökülmelerine
yol açabilmektedir. Özellikle kadınlarda saçların
arkada topuz yapılması veya güneş gözlüklerinin
sürekli olarak bir saç tutacağı gibi kafada tutulmasının
da gerginlik tipi alopesiye neden olabileceği
unutulmamalıdır.
Skarlı alopesilerde ise saç kökü tahrip olduğundan
skarsız alopesilerdeki gibi saçların yeniden gelme
olasılığı söz konusu değildir. Şiddetli yaygın
kimyasal veya termal yanıklar, deri kanserleri,
ışın tedavileri, bazı şiddetli mantar enfeksiyonları
ile bazı ciddi dermatolojik hastalıklar sonucunda
görülebilirler.
Sonuç olarak ne söylenebilir?
Saç dökülmesi hangi nedene bağlı olursa olsun
eğer bir kişi böyle bir durumdan yakınıyor ise
hiç paniğe kapılmadan bir Deri Hastalıkları (Dermatoloji=Cildiye)
uzmanına başvurmalıdır. Bazen çözümün çok basit
olabileceği unutulmamalıdır.
|